Muğla Teknoloji Koleji olarak “Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet” panelinde yapay zekanın eğitime etkileri, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri, eğitimde dijital dönüşüm, çocukların bu süreçteki gelişimini konu alan panelin moderatörlüğünü yaptınız. Yeniden hoş geldiniz, BTK Koleji olarak sizi burada görmekten gurur duyuyoruz. Birkaç sorumuz var.
B.D: Ben de sizlerle olmaktan mutluluk duyuyorum, buyurun.
Yarın sınıfa giren her öğretmenin hemen değiştirmesi gereken en kritik alışkanlık nedir sizce?
B.D: Bence tatlıdır, güler yüz olmalı. Çünkü ayna nöronlar diye bir nöronlar keşfedildi. İnsanlar birbirlerinin yüzünü, gözünü, sesini okurlar. Bu ayna nöronlar sayesinde empatik duyguları çok gelişir. Onun için öğretmenlerin sosyo-duygusal bilgileri ve becerileri üst düzeyde olmalı. Bunları da sınıfta uygulayabilmesi için güler yüzle, tatlı dille sınıfa girmesi gerekiyor.
Bugün öğretmenlere ve ebeveynlere vereceğiniz tek ve en güçlü mesaj ne olur?
B.D: Şimdi bütün insanlar dünyaya gelirken anlam arayışıyla gelirler. Ve beynin çalışma sistemi adıyla temel ilke şudur. Beyin anlam arayışıyla dünyaya gelir ve her zaman sorgulamayı yapar. Onun için öğretmenler ve ebeveynler şunu unutmaması gerekiyor. Bu dünyaya geliş amacımız nedir? Amaçlı bir bilinç oluşturabilmek. Amaçlı bir bilinç oluşturabilmemiz için de çocukların beyin eğitimini alması gerekiyor. Beyin eğitimini alabilmesi için de çocukların ve ebeveynlerin, öğretmenlerin tıpkı bir sanayideki usta gibi, tıpkı bir mühendis gibi, tıpkı bir doktor gibi beyin nasıl çalıştığını, nasıl bilgiyi aldığını, nasıl işlediğini bunu çok iyi bilmesi gerekiyor. Öğretmenlerin de bu sisteme, ebeveynlerin de bu sisteme dayalı olarak çocuklarını öyle eğitmesi gerekiyor.
Veliler eğitim sürecinde nerede aktif rol almalı, nerede geri çekilmelidir?
B.D: Bir kere öğretmenlerine güvenmeleri gerekiyor. Nasıl ki bir hukukcuya gidip hukuk konusunda bilgi ediniyorsanız, nasıl ki bir tıpa gidip tıp doktorunun söylediklerinin aynısını yapıyorsanız, ya da bir köprü ev inşaatı konusunda mühendisten, mimardan bilgi alıyor, onun söylediklerini onaylıyorsanız, öğretmenler de, veliler de okula güvenmesi gerekiyor. Özellikle de okul çevresi çok önemli.
Öğretmenler bu işin üstadı, bu işin eğitimini almış insanlar. Onun için velilerin eğitim konusunda mutlaka özellikle de teknolojideki o bakış açısına, kültürüne dikkat etmeleri gerekiyor. Çünkü gerçekten de Teknoloji Kültür Koleji sadece Muğla’yı değil, Türkiye çapında, Ege Bölgesi çapında adından söz ettiren bir okul. Çünkü arkasında kocaman bir misyon var. Ve arkasında kocaman Muğla’nın çok genel bir konsepti yatıyor. Onun için velilerimiz mutlaka okulun arka tarafında yatan o misyona, vizyona, öngörüye, çıkarsamaya eleştiren ve analitik düşünme becerisine sahip o yönetime ve öğretmenlerine güvenmeliler bence yani. Aynı zamanda da şu sorgulamayı da unutmamalılar tabii ki. Bir okulun temel ilkesi de bu, okul aile işbirliği sistemi var. Onun için o sorgulamayı da unutmamak gerekiyor.
Sağlıklı hedef koymayla başarı kaygısı arasındaki o çizgiyi nasıl anlatırsınız?
B.D: Evet, şimdi ben beyin temelli öğrenmeye çalıştığım için önemli olanı insanla bugün de anlatacağım. Sağlıklı bir hedef koyabilmeniz için önce kişinin kendisini çok iyi bilmesi lazım. Kendini keşfeden insan ne derler biliyor musunuz? Filozof diyorlar. Bütün insanlar, bütün filozoflar, bütün bilim insanlar önce kendilerini keşfediyorlar. Çünkü eğer siz kendi potansiyelinizi neyi bilip bilmediğinizle ilgili bilgi birikiminiz varsa o zaman sağlıklı hedefler koyabilirsiniz. İdealist olabilirsiniz ama rasyonaliteyi kaybederseniz sağlıklı bir hedef koyamazsınız. Neden? Çünkü ben ne yapabilirim? Gücüm ne? Yetkinliğim ne? Ne kadar başarabilirim ve çalışma standartlarım ne? Gücüm ne? Güç sınaması çok önemli. Buna yabancıların önüne challenge diyorlar. Problem çözme, meydan okuma. Onun için şu çok önemli. Ne kadar çok çalışırsanız, ne kadar beyninizi zorlarsanız inanır mısınız? O kadar açılıyor yani. Onun için sağlıklı bir hedef koymak anlamlı bir hedef koymak demektir. Anlamlı bir hedef de hayatta mutlu olmanızı sağlıyor. Çünkü bu hayatın her saniyesi armağandır. Her saniyesi.
Röportaj için teşekkür ederiz.
