Muğla Teknoloji Koleji olarak Moderatörlüğünü Prof. Dr. Bilal Duman’ın yaptığı “Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet” panelinde çok önemli bilgiler verdiniz. BTK Koleji olarak sizi burada görmekten gurur duyuyoruz. Yeniden hoş geldiniz.
Ö.B: Çok teşekkür ederim.
Birkaç sorumuz var.
Ö.B: Tamam o zaman.
Yarın hemen öğretmenler sınıflara girdiğinde direkt değiştirmesi gerektiği şey nedir sizce?
Ö.B: Öğrenci ile ilişki tarzı. Daha çok bilen, öğreten, kontrol eden, sınıfı yöneten değil. Öğrenci ile öğrenen, etkinliklerin olduğu, öğretmenin daha az, öğrenmenin daha fazla olduğu bir bakış açısı. Değişmesi gereken bu bence.
Buradan ebeveynlerimize ne mesaj olarak iletmek istersiniz?
Ö.B: Ebeveynlerin bana göre iki görevi var. Birincisi, her çocuk özgüvenli doğuyor ya, birincisi çocuğun özgüvenini korumak, yani koşulsuz sevgi vermek. İkincisi de her bebek annesine, babasına bağımlı doğuyor ya, o bağımlılığı en sağlıklı şekilde azaltmak. Zaten birincisinde çocuk değerli hissetmeye başlıyor, ikincisinde de yeterli hissetmeye başlıyor. Anne baba iki görevini de yerine getirmiş oluyor bu.
Sağlıklı hedef koyma ile başarı kaygısı arasındaki o ince çizgi sizce nedir?
Ö.B: İlk önce kişiler kendi güçlü yanını bilecek. Neyi iyi yapıyor, neyi iyi yapmıyor. Hepsi örneği veriyor mesela matematikten 40, edebiyattan 100 alıyorsa matematik özel dersi almayacak, edebiyat özel dersi alacak. Edebiyatını da güçlüyor, onu güçlendirecek. İkincisi hem okul içinde hem okul dışında kendini geliştirebileceği alanlar bulacak. Kurslar, arkadaşlar, hocalar bulacak. Üçüncüsü en önemlisi de diğer insanların hayatında nasıl bir anlam yaratıyor ona bakacak. Örneğin fotoğrafçılığa meraklıysa sadece fotoğraf çekip en iyisi olacağım derse kaygı da olur. Ama fotoğraf çekerek örneğin kadınların hikayesini anlatacağım. Kimsesiz çocukların hikayesini anlatacağım. Bir anlam yüklemesi lazım. Üç adım. Benim güçlü yanım ne? Nasıl geliştireceğim ve nasıl anlam yaratacağım? Böyle olunca başarı kaygısı olmuyor.
Velileri eğitim sürecinde nerede aktif rol almalı, nerede geri planda kalmalarını önerirsiniz?
Ö.B: Veliler çok kontrolcü davranmamalı. Şunu gözlemliyoruz. Veliler evde ödevini yaptığında, yemeğini yedirmeye, okulda ne olduğu çok kontrol ediyor. Çocuklar da bu kontrolden sıkılıyorlar. İç dünyalarının keşfedildiğini düşünmüyorlar. Kontrolcü rolü bırakıp özellikleri destekleyen role sahip olmalılar. O ne? Özellikleri desteklemek ne demek? Örneğin çocuk ödevini yapmıyor. Zorla ödevini yaptırtmak değil, ödüllü ödevini yaptırtmak değil, korkutarak ödevini yaptırtmak değil. Ödevi neden yapmak istediğini sormak. Amacı ödev yapmaktan değil, öğrenmeye çekmek. Ve çocukla bir öğrenme sürecine girmek. Çocukların kendi düşüncelerinin olduğunu kabul edip bir şey yaptırtmaktansa, yapmak için iş motivasyonu oluşturmak için sohbet ve diyalog içinde olmalı.
Teşekkür ederiz.
Ö.B: Rica ederim, ben teşekkür ederim.
